Suriye’ye savaş tezkeresine “hayır” oyu veren CHP Milletvekili Ali Şeker, Suriye’de yaşananlarının Libya’da yaşanmaması için Libya’ya asker gönderilmesine de karşı olduğunu belirtti ve “Tezkereye hayır diyeceğim” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker ile Türkiye’deki IŞİD davalarını ve hükümetin Suriye politikasını konuştuk. Ali Şeker, “IŞİD Türkiye’de ne zamandan beri tehdit olmaya başladı? IŞİD önce Türkiye’yi bir hami olarak gördü. İktidarla iş birliği içerisine girdi. İdlib’teki durumundan dolayı da bir çatışma yaşıyorlar. Zaten Türkiye’de iktidarda olanlar kendi gelecekleri için yayılmacı bir hayal peşindeler. Türkiye’yi büyük bir macera atmakla kalmadılar, ülkemize büyük göç dalgaları yaşanmasına da katkı verdiler” ifadelerini kullandı.

Hükümetin Suriye politikasını eleştiren Şeker şunları söyledi: “İktidar, iç karışıklıkların üzerine benzin döküp alevlenmesine yol açtı. Ve şu an iç karışıklık sönüme doğru gidiyor. Biz CHP olarak ‘Merkezi hükümetle -Esad’la- görüşün, muhatabınızla sorunun çözümü için gerekli adımları atın’ demiştik. Bunlar Esad’la görüşme yerine merkezi hükümeti devirmeyi seçtiler. Devirmeyi başaramayınca da değişik suç örgütlerinden oluşan grupların adını değiştirdiler. Önce Özgür Suriye Ordusu sonra Suriye Milli Ordusu adını taktılar. Bu aslında Türkiye’nin dış siyasetinde utanç lekesi olarak kalacak. Bu süreci şimdi Libya’da devam ettirmek istiyor.” Suriye’ye asker gönderme tezkeresinde hayır oyu veren Şeker, Suriye’de yaşananlarının Libya’da yaşanmaması için Libya’ya asker gönderilmesine de karşı olduğunu belirtti ve Libya’ya asker gönderilmesine de ‘hayır’ diyeceğini söyledi. Suriye’de savaşın yarattığı can kayıplarını hatırlatan Şeker, “Umarım buna benzer gelişmeler Libya’da yaşanmaz. Libya’da böyle hayalin peşinde sürüklenmez iktidar” dedi.

“AKP IŞİD DAVALARINDA GERÇEKLERİN ORTAYA ÇIKMASINI İSTEMEDİ’

IŞİD’in yaptığı katliam davalarını da yakından takip eden Şeker şunları söyledi: “Dokumacılar grubunun faaliyetleri konusunda aileler defalarca feryat etmesine rağmen hiçbirisi araştırılmadı. Üzeri örtüldü. Diyarbakır, Suruç ve Ankara katliamları gerçekleşmeden önce, hatta 2014’ün sonundan itibaren o yapıyı dizayn edenler emniyet tarafından dinlenip, mahkeme tutanaklarına ifadeleri geçtiği halde seyredildi. Seyredilmekle de kalınmadı. Katliamın gerçekleştirilmeden yolda defalarca durdurulmalarına rağmen yol verilip katliamı işlemeleri tabiri caizse sağlandı. Bu kadar katliam olurken, görevini yapmayan emniyet teşkilatında, yönetici sıfatındaki hiçbir görevli yargılanmadı. Yargılanmalarına da izin de verilmedi. Biz bütün bunların araştırılması için Mecliste için önerge verdik. Ama AKP hiçbirinin araştırılmasını istemedi. Çünkü AKP gerçeklerin hiçbir zaman ortaya çıkmasını istemedi” ifadelerini kullandı.

“KATLİAM DAVALARINDAKİ CEZASIZLIK YENİ SUÇLARIN İŞLENMESİNE KOLAYLIK SAĞLIYOR”

Katliam davalarındaki cezasızlık durumuna vurgu yapan Şeker, “Bu durum yeni suçların işlenmesine kolaylık sağlıyor” dedi. Katliamlarda barışı savunanların yaşamını yitirdiğini belirten Şeker, “Türkiye’de muhalefetin bir araya geldiği alanların kendi geleceğini tehdit ettiğini düşünen iktidar katliamları engellemek yerine en hafif ifadeyle ‘göz yumdu’ ve bu katliamlar yaşandı” dedi.

MUHALEFETİN ASGARİ MÜŞTEREKLERDE BİR ARAYA GELMESİ GEREKİR

Muhalefetin, asgari müştereklerde bir araya gelmesi gerektiğini belirten Şeker, “Referandumda çıkan sonuçlar yerel yönetimlerin kazanılmasına olanak sağladı. Bir araya gelip önce demokrasiyi kazanmamız, kendi farklılıklarımızla ilgili tartışmaları da sonra yürütmememiz gerekiyor. İktidar, muhalefetin bir araya gelmesinden korkuyor” diye konuştu.

“İŞLEYECEKLERİ BÜYÜK SUÇLARIN HALKIN BİLMESİNİ ENGELLEMEK İSTEDİLER”

13 Ocak 2017’de yapılan Anayasa değişikliğinde TRT’nin yayın yapmamasından dolayı teklif görüşmelerini internet üzerinden canlı yayımlayan Ali Şeker, AKP’li milletvekillerinin kürsü işgali yapan CHP milletvekillerine yaptığı saldırıyı da anbean kaydetti. Ali Şeker bu olayın ardından gazetemize “İleride yaşanacak diktatörlük döneminin, Türkiye’yi götüreceği döneminin işareti ve turnusol kâğıdı niteliğinde yaşadığımız bu olaylar” ifadelerini kullanmıştı.

İfadelerini hatırlattığımız Şeker şunları söyledi: “O dönemde radyo ve televizyon kanalları yaygın bir şekilde kapatılıyordu. Çünkü işleyecekleri büyük suçların halk tarafından bilinmemesi için halkın görmesini engellemeleri gerekiyordu. Maalesef o süreci de yaşayarak gördük. Bundan sonrası için ne yapabiliriz? Sosyal medyanın olanaklarıyla bu sansürü önemli ölçüde büyük şehirler aştı. Biz referandum sürecinde ne olduğunu halkın görmesi için Şeker Tv yayını yaptık. Referandum sürecinde büyükşehirlerde etkisini gördük. Şimdi işsizliği AKP tabanı da hissediyor. Aynı durum tarım alanında da yaşanıyor. Bu durumları görüp farkında olanlarla birleştikçe iktidar geriye doğru gidiyor ve gidecektir.” 

Kaynak: Yurt Gazetesi

Yorum yap