“Rant anlayışı bir kere daha öldürdü!”

İYİ Parti’nin Hatay’daki hastanelerin yıkılmasına neden olan ihmaller ve sorumluların tespit edilmesine yönelik genel görüşme açılması önerisi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Önerge üzerinde CHP adına söz alan İstanbul Milletvekili Ali Şeker “Rant anlayışı bir kere daha öldürdü” dedi.

“GİDEBİLECEK TAM TEŞEKKÜLLÜ HİZMET VEREBİLECEK HİÇBİR HASTANE YOKTU”

CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker ise şunları söyledi:

“Depremden hemen sonra gittiğimizde yıkılmış, virane olmuş bir şehir gördük. Bu şehirden yaralı kurtulmayı başarabilenler gidebilecekleri bir hastane aradıklarında eğitim araştırma hastanesinin ek binasının yıkılmış olduğunu gördü. Gidebilecek tam teşekküllü hizmet verebilecek hiçbir hastane yoktu. Enkazdan çıkardığımız hastaları Mustafa Kemal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdüğümüzde gördük ki yerlerde hasta dolu ve maalesef birçoğunu kaybettik.

Şehir hastanesi adını verdikleri bir hastane yapmışlardı. Bataklığın üzerine yapmışlardı bu hastaneyi ve bu hastane çökmüştü, hiç kimseye hizmet veremez haldeydi. O reklamını yaptıkları şehir hastanelerinden bir tanesi TOKİ eliyle yapılmıştı ve şehrin dışına, ovaya, kurutulan gölün ortasına yapılmıştı. İki nehrin birleştiği yerin tam ortasına da stadyum yapmışlardı. Yapılan iş şehre hastane yapmak değil, hastaneye şehir yapmak. Hastaneyi ovanın ortasına yapıyorlar onun etrafına bir şehir inşa ediyorlar. Rant anlayışı bir kere daha öldürdü. Bizlere şehir hastanesi değil insanların yaşadığı yerde hastane lazım.

“CANINI ENKAZDAN KURTARANLAR ADANA’YA GİTMEK ZORUNDA KALDI. BİRÇOĞU YOLDA MAALESEF HAYATINI KAYBETTİ”

Bu konuda senelerdir uyarıyoruz. Şişli Etfal Hastanesi başka bir yere taşındı. Şehrin merkezinde insanların gidebileceği doğru düzgün bir hastane kalmadı. Kayseri Şehir Hastanesi’ne bundan 5 yıl önce CHP heyeti olarak gidip yerinde inceleme yaptık. Bize, ‘Bu hastane bataklığın ortasına yapıldı. Altındaki sudan dolayı kurutamıyoruz’ dediler. Aynı şekilde Maraş’taki hastanede yine bataklığa yapılmıştı. Bu hastaneler maalesef bir bir yıkıldı o felakette canını enkazdan kurtaranlar Adana’ya gitmek zorunda kaldı. Birçoğu yolda maalesef hayatını kaybetti.”

İYİ Parti’nin Hatay’daki hastanelerin yıkılmasına neden olan ihmaller ve sorumluların tespit edilmesine yönelik genel görüşme önergesinin gündemin önüne çekilerek TBMM Genel Kurulu’nda bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi, AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önerinin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur şunları söyledi:

“YAŞANAN DEPREM İHMALLERLE BİR FELAKETE DÖNÜŞTÜ”

“Kahramanmaraş merkezli depremlerde daha önce depreme dayanıksız olduğu açıkça tespit edilen Hatay Devlet Hastanesi, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binası ve İskenderun Devlet Hastanesi yıkılarak çok sayıda vatandaşımızın can kaybına neden oldu. Yaşanan deprem ihmallerle bir felakete dönüştü. İdarecilere defalarca uyarılar gelmesine rağmen, AFAD’ın düzenli toplantılarında ne görüşüldü ve hangi sebeple önlem alınmadı? Bu ihmalin sorumluları neden hala görevdeler?

Deprem için gerekli önlemleri alma, raporları sümen altı et sonra yağ gibi o koltuklarda otur. İnsanda biraz sıkılma olur. İddialar var. 2010 yılında fay hatları üzerinde Hatay Devlet Hastanesi’nin yapılmasına izin verilmiş, yetmemiş ‘çürük’ denmiş çalışmaya devam etmiş. ‘Hatay Devlet Hastanesi projesi fay hattı üzerinde’ diye sivil toplum örgütleri birçok kez uyarmış, görmezden gelinmiş. Hastane daha açılmadan Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu 25 Ekim 2011’de bu projenin, fay hattının göbeğinde olduğunu gündeme getirmiş, depremde hastanenin şifa mı yoksa felaket mi dağıtacağı da sorulmuş. Bu Konfederasyonun Hatay İl Başkanı projenin savaş kadar felaket ve can kaybı oluşturacağını dile getirmiş.

“2 BİNADA 152’DEN FAZLA SAĞLIK ÇALIŞANI VE HASTA CAN VERDİ”

Türk ve Japon üniversitelerinin hastane yapılacak yere ilişkin deprem riski ve zemin etüdü raporu dönemin valisine aktarılmış ancak vali müdahale etmemiş. Hastane ek binasının güçlendirme projelerinin hazırlığı için Hatay İl Özel İdaresi tarafından 2011’de ihale yapılmış, bu güçlendirme bugüne kadar bir türlü gerçekleştirilmemiş. Hastane Başhekimi, İl Sağlık Müdürü’ne 5 kez resmi yazı yazmış, sonuç alamamış. İddiaya göre İl Sağlık Müdürü de bu duruma ‘Tepki çeker, burada esnaf var, siyasetçiler var, kapatırsak sıkıntı olur’ demiş ve felaket bağıra bağıra gelmiş. 2 binada 152’den fazla sağlık çalışanı ve hasta can verdi, sorumlu Vali ve İl Sağlık Müdürü ne yaptı biliyor musunuz? Onlar siyasete atılmaya karar verdi ve milletvekili aday adayı oldular.

“İSKENDERUN DEVLET HASTANESİ A BLOĞU, 2012’DE DEPREME DAYANIKSIZ RAPORUNA RAĞMEN ÇALIŞTIRILMIŞ”

İskenderun Devlet Hastanesi A Bloğu var, 2012’de depreme dayanıksız raporuna rağmen çalıştırılmış. Hatay İskenderun İnşaat Mühendisleri Odası Temsilci Yardımcısı depreme dayanıksız raporunu bizzat kendisinin verdiğini de açıkladı. Yüzde 100 yıkılabilir raporuna rağmen bu hastane o günden bugüne çalıştırılmış ve en az 70 vatandaşımıza mezar oldu. Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi, şehirdeki en yeni sağlık kuruluşu ve ana binası ağır hasarlı olan bu hastanenin iki fayın ortasında ve göl havzasında inşa edilmesine sendikalar karşı çıkmış. Su baskını riski nedeniyle projenin eksi 2’nci katı iptal edilmiş, su baskınlarında enerji kesintileri yaşanması nedeniyle bu suyu boşaltmak için dalgıç pompası yerleştirilmiş, bu pompada elektrik olduğu için kullanılamamış. Hatay İl Sağlık Müdürlüğü, TOKİ ve Sağlık Bakanlığı’na 2019’da bir resmî yazı yazmış ve hattın riskli olduğunu belirtmiş ama hiç önlem alınmamış. Depremde elektrik kesilmiş, elektrik kesintisinde jeneratörün devreye girmemesi nedeniyle ve oksijen sisteminin de çalıştıramaması nedeniyle hasta yatağında yardıma ve bakıma muhtaç onlarca hasta, en az 80 hasta ağır ihmallerle can verdi.

“BİRÇOK VATANDAŞIMIZ İLK MÜDAHALE YAPILAMADIĞI İÇİN HAYATINI KAYBETTİ”

Hatay’da depremde hiçbir devlet hastanesi hizmet veremediği için bütün bu ihmallerle birçok vatandaşımız ilk müdahale yapılamadığı için hayatını kaybetti. Neden afetti ve ihmallerle felaket oldu, şimdi anlıyor musunuz? Neden ihmal ettiniz, neyi ihmal ettiniz? Kimin ihmali bu? Kim hükümetse onun ihmali hiç öyle kaçmayın. Sebebi ne bu ihmallerin? Depremden sonra yaralarımız hala tazeyken, üzerine sel felaketi yaşanmışken bu ülkenin Tarım ve Orman Bakanı çıktı ‘15 canımızı aldı sel ama toprak da suya kavuştu’ dedi. İşte bu anlayıştır bu ihmallerin nedeni ve ardından ‘Selde belediye olarak sorumluluğumuz yok’ diyen Şanlıurfa Belediye Başkanı’nın anlayışıdır işte bu ihmallerin sorumluluğu ve kendi dükkânlarına çevirdikleri Kızılay’ın çadır stoklayıp tüccarlığa soyunduğu rezalete rağmen hala susanların vicdanlarındaki boşluk ve anlayıştır bunun sorumluluğu.”

“DOĞAL OLAYLARIN FELAKETE DÖNÜŞMESİNİN TEMEL SEBEBİ İKTİDARLARIN GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRMEMESİDİR”

İYİ Parti’nin önerisi üzerine söz alan HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik, şunları kaydetti:

“Doğal olayları felakete dönüştürenler aslında önlemleri almayanlardır. Doğal olayların felakete dönüşmesinin temel sebebi iktidarların görevlerini yerine getirmemesidir. Bu son depremde de gördük ki bu doğa olaylarını felakete dönüştüren mevcut iktidardır. Doğal olayların gerçekleşeceğini hepimiz öngörüyorduk. Bütün bilim insanları uyarılarda bulunuyorlardı. Ama iktidar kurumların içini boşaltıp ve var olan sorunların üstünü örterek her şeyi halının altına süpürerek adeta bu doğa olaylarının felakete dönüşmesine ve binlerce insanımızın yaşamını yitirmesine sebep oldu.

Hastanelerle ilgili defalarca kez uyarılar yapılmış. Bunların depreme dayanıklı olmadığı söylenmiş. Ya da yapıldıkları yerlerin hastane yapımına uygun olmadığı belirtilmiş. Örneğin; Hatay Eğitim Araştırma Hastanesi. İskenderun Devlet Hastanesi depreme dayanıksızdır diye rapor verilmiş. Ona rağmen bu konular es geçilmiş, üstü örtülmüş adeta felakete davetiye çıkartılmış. Yaşanan durum bir kez daha gösterdi ki insanlar görevlerini yerine getirmedikleri zaman başka insanların canının alınmasına sebep olurlar. Mevcut raporlara rağmen ortaya çıkan insanlar görevlerini yapmıyorsa, göz yumuyorsa o zaman yaşamını yitiren insanların katilidir.”

Kaynak: ANKA