Gezi parkı olaylarında yaşanan bir olaya ilişkin

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Binali Yıldırım tarafından Anayasanın 98 inci ve İçtüzüğün 96 ncı maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

2013 yılının Mayıs ayında, İstanbul Taksim’de bulunan Gezi Parkı’nı, imar izni olmadığı halde Taksim Yayalaştırma Projesi adı altında avm, topçu kışlası ve benzeri inşaatlarla betona çevirmek isteyen İBB ve Merkezi iktidara karşı Taksim’de başlayan ve Türkiye’nin her tarafında milyonlarca insanın sokağa dökülmesi ile devam eden protesto gösterileri yaşanmıştı. İçişleri Bakanlığı’nın 23 Haziran’da yaptığı açıklamaya göre Bayburt ve Bingöl hariç 79 ilde düzenlenen eylemlere toplam 2.5 milyon kişi katılmış, bundan daha fazla kişi de sosyal ağlar aracılığıyla görüşlerini aktarmışlardır. Olaylar sonucunda 8 sivil hayatını kaybetmiş, 8163 kişi yaralanmıştı.
İstanbul Okmeydanı bu protesto gösterilerinin yaşandığı yerleşim yerlerinden birisiydi. 16 Haziran 2013 günü saat 13.40 civarında bölgede görev yapan Çevik Kuvvete mensup ZET (Biber Gazı Silahı) silahı kullanan polislerden birisinin ateşlediği biber gazı kapsülü, evinden ekmek almak için çıkan Berkin Elvan isimli bir çocuğun kafasına isabet etmişti. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Berkin Elvan, 269 gün dayandığı yoğun bakımdan çıkamamış, 13 Haziran 2014 günü 16 yaşında, 16 kilo olarak hayata gözlerini yummuştu. Milyonlarca insanın katıldığı cenaze töreniyle toprağa verilen Berkin Elvan’ın cenazesi Türkiye için önemli bir toplumsal duyarlılığa ve sahiplenmeye dönüştü.
Berkin Elvan’ın biber gazı kapsülü ile öldürülmesi üzerine açılan dava ve ailesinin hukuk mücadelesi halen sürmektedir. İstanbul Emniyeti, dava süresince o gün orada olan polisleri ve biber gazı kapsülünü ateşleyen görevli polisi adalete teslim etmemek ve korumak için uzun süre mücadele etmiş, görüntü olmadığını, hangi polisin nerede görev yaptığının bilinmediğini, göstericilerin polislere taş ve bilye attığını söylemişti. Toplumsal duyarlılığı dikkate alan dava savcılarının ve ailenin avukatlarının ısrarlı çalışmaları sonucunda görüntüler ortaya çıktı, jandarma kriminal bürosu tarafından bu görüntüler digital olarak iyileştirildi.
Sonuç olarak, hem ailenin avukatlarının hem de dava savcısının ifade ettiği üzere o gün orada görev yapan tüm çevik kuvvet amirleri, görevli polisler, bu polislerden hangilerinin zet silahı kullandığı, hangilerinin mühimmat taşıdığı Emniyet Müdürlüğü kayıtlarında bellidir. Bizim de 16.06.2016 tarihinde Berkin Elvan’In babası Sayın Sami Elvan ile birlikte TBMM’de düzenlediğimiz basın toplantısında izlettiğimiz ve kamuoyuyla paylaştığımız iyileştirilmiş görüntülere göre ZET silahını Berkin Elvan’ı hedef gözeterek ateşleyen çevik kuvvet polisi bellidir. Herhangi bir çatışma ortamı yoktur. Görevli ZET polisleri, gördükleri her hareketlenmede hedef gözeterek ZET silahlarını ateşlemişlerdir. Berkin Elvan’ı vuran biber gazını ateşleyen çevik kuvvet polisi de, bu silahların ateşlenmesi için genel kural olan 45 derece eğimle silahı ateşleme veya yerden sektirerek ateşlemek yerine, görüntülerden de net olarak belli olduğu gibi, silahı Berkin Elvan’ı hedef alarak ateşlemiştir. Davanın sonuçlanması için bu polis memuru ve o gün orada görevli diğer polis memurlarının yargılanmaları, bunun için de savcıyı isyan noktasına getiren, emniyetin oyalamalarının son bulması, isimlerinin adalete verilmesi gerekmektedir. Bu ısrarla yapılmamaktadır.
Bu noktalardan hareketle
1. 16 Haziran 2013 günü yaşanan olaylar sırasında savcılığın elindeki görüntülere göre kesin olarak belli olan ZET görevlisi polisin adı soyadı, sicil numarası nedir?
2. Evinden ekmek almaya giden Berkin Elvan’ı 15 yaşında kafasından vurarak ölümüne neden olan polis memurunun yargılanması için adı soyadı ve sicil numarasını ilgili Cumhuriyet Savcısı’na bildirecek misiniz?
3. İstanbul Emniyeti’nin görüntü olmadığı, polislerin isimlerinin bilinmediği gibi gerekçelerle davanın sonuçlanmasını geciktirmesi görevi kötüye kullanma değil midir? Görevi kötüye kullananlar için herhangi bir soruşturma yürütülmekte midir?

https://www2.tbmm.gov.tr/d26/7/7-6919s.pdf