TBMM Genel Kurulu, dün gece YÖK yasası görüşmeleri sonunda, Meclis’te grubu bulunan beş siyasi partinin uzlaşıyla bir önerge getirerek Sağlıkta Şiddet Yasası’nı oybirliğiyle kabul etti. Yasayı değerlendiren CHP İstanbul Milletvekili ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi Dr. Ali Şeker, kendi hazırladığı yasa teklifine göre eksikleri olan, geç kalınmış ancak, siyasi partilerin uzlaşması ve oybirliği ile bir yasa çıkarması açısından olumlu bir deneyim yaşandığını söyledi.

KAMUOYU BASKISI ETKİLİ OLDU

Yasanın çıkarılmasında kamuoyu baskısının çok etkili olduğunu ifade eden Dr. Ali Şeker “Geçtiğimiz hafta infaz yasası görüşmelerinden önce, 2018 Ekim’de verdiğimiz ve Komisyonda görüşülmeyen Sağlıkta Şiddet Yasası teklifimizi içtüzüğe uygun olarak, sağlıkta şiddet sorununa köklü bir çözüm olacak bir şekilde 550 gün sonra 7 Nisan günü meclis gündemine getirdik. AKP ve MHP teklifin gündeme alınmasını reddetti. Bu gelişme üzerine hem sağlık çalışanlarından hem de kamuoyundan çok ciddi tepkiler yükseldi. İktidar bu tepkilerden sonra hemen ertesi gün, 8 Nisan’da bir teklif sunmak zorunda kaldı” dedi.

ALKIŞ KORUMAZ YASA KORUR

Covid-19 (coronavirüs) salgın döneminde sergiledikleri olağanüstü mücadelenin toplumda sağlık çalışanlarına yönelik her zaman hak ettikleri mesleki saygınlığı yeniden hatırlattığını ifade eden CHP’li Dr. Ali Şeker şöyle devam etti: “Etkin bir yasanın olmadığı dönemde 9 hekim arkadaşımız görevleri başında katledildi. Her gün yaklaşık 50 sağlık çalışanı beyaz kod bildiriminde bulunuyor. Onbinlerce sağlık çalışanı görevi başında darp edildi, yaralandı, tehdit edildi, hakarete uğradı. Kaybettiğimiz arkadaşlarımızı ve yaşanan şiddet olaylarını unutmayacağız. Cezaların artırılmasını öngören yasa, en azından caydırıcılık konusunda daha etkili olacaktır. Ancak şu unutulmamalıdır ki, sorunun bir diğer tarafı da iktidarın uygulamaya koyduğu hastayı müşteri olarak gören sağlıkta dönüşüm programı ve neoliberal sağlık politikalarıdır. Bunun sonucunda sağlığa erişemeyen yurttaşlar ve sağlık çalışanları sistemin mağduru iken, karşı karşıya getirildi; dolayısıyla da sağlık çalışanlarına yönelik şiddet arttı. Bununla ilgili mücadelemiz devam edecektir.”

BİZ DAHA KAPSAMLI ÖNERİLERDE BULUNMUŞTUK

Kendi hazırladığı teklif ile Meclis’te kabul edilen teklifi karşılaştıran İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker teklifinin daha etkin ve kapsamlı öneriler içerdiğini, ancak meclis aritmetiği nedeniyle bu önerilerin çok az bir kısmının kabul edildiğini söyledi.

Şeker, teklifler arasındaki farklar konusunda şu ifadeleri kullandı:

“Biz önerimizde, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 194üncü maddesinden sonra gelmek üzere “Sağlık personeline karşı şiddet içeren tavır ve sağlık hizmetini kesintiye uğratma” başlıklı 194/A maddesini ihdas ederek, “bir sağlık çalışanına görevini yapması veya yapmaması için emir veren, baskı yapan, nüfuz icra eden veya her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kimseye 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir” demiştik.
Devamında da tehdit ve hakaret suçlarında cezalar yarı oranında artırılır, hükmün açıklanması geri bırakılamaz, adli para cezasına çevrilemez, indirim uygulanmaz, yeni maddedeki suçlar şiddet içerirse ceza yarı oranında artırılır, ölümle sonuçlanması durumunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır önerilerini sunmuştuk.

AKP-MHP teklifinde şiddete uğrayan sağlık personelinin şiddet uygulayana ve yakınına hizmet sunmasıyla ilgili bir öneri vardı ve bu öneri acil durumlar hariç sağlık hizmeti sunmayı reddetme hakkını öngörmüyordu. Tek hekimin ya da dalında tek uzman hekimin çalıştığı yerlerde bu teklif hiçbir anlam ifade etmiyor. Sağlık çalışanı kendisine şiddet uygulayana veya yakınına acil durumlar hariç sağlık hizmeti sunmak zorunda bırakılmamalıydı.

Bu nedenle TTB’nin de görüşü doğrultusunda “Şiddetin vuku bulduğu sağlık kuruluşunda, şiddet mağduru sağlık personeli, sağlık hizmeti verebilecek durumda olsa dahi acil durumlar dışında faile veya yakınına sağlık hizmeti vermekten çekilme hakkına sahiptir. Acil durumlar dışında faile veya yakını, aynı kurumda bir başka sağlık personeline veya bir başka sağlık kurumuna sağlık hizmeti verilebilmesi için yönlendirilir” önerisinde bulunduk.

Sağlıkta Şiddet Yasası ile ilgili görüşmeler, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın olumlu yaklaşımı, meslek örgütlerinin, sağlık çalışanlarının ve kamuoyunun baskısı ile bizim yoğun çabalarımız sonucu tamamlandı. Meclis’te uzlaşma sağlanarak yeterli görmesek de dün gece oybirliğiyle kabul edildi ve yasalaştı.

Sonuç olarak, dün gece çıkan yasada bizim teklifimizde yer alan ve ilgili meslek örgütlerinin de talepleri arasında olan nüfuz uygulamanın cezalandırılması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması, cezanın paraya çevrilememesi, cezada indirim uygulanmaması ve şiddete maruz kalan sağlık personelinin acil durumlar hariç şiddeti uygulayana sağlık hizmeti vermek durumunda kalmaması gibi düzenlemeler yer almadı. Ancak, bu eksiklere rağmen TTB ve sağlık çalışanlarının bu yasayı bir başlangıç olarak olumlu karşıladıklarını biliyor ve görüyorum. Yasanın eksikliklerini gidermek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu daha başlangıç. Şiddetsiz bir sağlık ortamı için mücadeleye devam diyorum.”

  HAZIRLADIĞIMIZ CHP TEKLİFİ:   TCK’da 194’üncü maddeden sonra gelmek üzere bir başlık açar.   Sağlık personeline karşı şiddet içeren tavır ve sağlık hizmetini kesintiye uğratma   MADDE 194/A: (1) Sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personeline yerine getirdiği sağlık hizmeti nedeniyle yapmaması gereken bir işi yapması veya yapması gereken bir işi yapmaması için emir veren, baskı yapan, nüfuz icra eden veya her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kimseye üç yıldan 5 yıla kadar hapis cesası verilir.   TCK’daki tehdit (106) + hakaret (125) suçları sağlık personeline karşı işlenince + Cezaları yarı oranında artırır. + Hükmün açıklanması geri bırakılamaz.   (kabul edilen yasada yok) + Cezalar adli para cezasına çevrilemez.   (kabul edilen yasada yok) + Cezada indirim uygulanmaz.   (kabul edilen yasada yok) + Yeni oluşturulan 194/A maddesindeki suçlar şiddet içerirse ceza yarı oranında artırılır. + Ölümle sonuçlanması durumunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. (kabul edilen yasada yok)   CHP teklifinde cezanın alt sınırı 3 yıl olduğundan ve erteleme 2 yılın altındaki cezalarda uygulanmadığından, teklifimize erteleme maddesi konulmasına gerek görülmemiştir.     KABUL EDİLEN TEKLİF   Sağlık çalışanlarına yönelik olarak   TCK’daki Yaralama (86) + tehdit (106) + Hakaret (125) + görev yaptırmamak için Direnme (265) suçları sağlık personeline karşı işlenirse   + Cezaları yarı oranında artırılır. + Erteleme uygulanmaz.   + Şiddete uğrayan sağlık personeli veya yardımcı sağlık personeli dışında başka bir sağlık veya yardımcı sağlık personeli varsa hizmet diğer personel tarafından verilir.    

Kabul edilen teklifteki şiddete uğrayan personelin acil durumlar hariç sağlık hizmeti sunması hakkındaki metnin TTB’nin görüşleri doğrultusunda aşağıdaki gibi değiştirilmesini teklif ettik:

“Şiddetin vuku bulduğu sağlık kuruluşunda, şiddet mağduru sağlık personeli, sağlık hizmeti verebilecek durumda olsa dahi acil durumlar dışında faile veya yakınına sağlık hizmeti vermekten çekilme hakkına sahiptir. Acil durumlar dışında faile veya yakını, aynı kurumda bir başka sağlık peroneline veya bir başka sağlık kurumuna sağlık hizmeti verilebilmesi için yönlendirilir”

(kabul edilen yasada, red hakkı yok. Şiddete uğrayan personel, başka personel yoksa sağlık hizmeti sunmak durumunda)

Write a comment:

*

Your email address will not be published.

© 2016 Op.Dr.Ali Şeker

Sosyal Medya: